Arkadaki
stepne için parça kutumdan bir jant beğendim ve bijon delikleri ile göbek
deliğini deldim.
Bir
lastiği eskittim ve janta geçirdim.
Ve
sonra aklıma geldi ki; dolmuşlarda kitten çıkanlar gibi alaşımlı jantlar
yoktu... Stepnayi yaptığım, sac jantlar kullanılıyordu.. Ama kitte bu jant
seçeneği olmadığından iş yine parça kutuma kalmıştı. Parça kutumdaki 4
taneden birini az önce stepne yaptığımdan dolayı, bir tane resin kopya
yapmak ve esas tekerleğe onu kullanmak zorunda kaldım. Boyayınca farkı
kalmıyor nasılsa!...
29
Şubat 2004:
Asetattan
hazırladığım ön cam ile ön göğüslük panelini yerine yapıştırdım.
Tekerlekleri
taktım ve yürüyen şasi tamamlanmış oldu.
Şimdi
çok önemli bir diğer aksesuara sıra gelmişti: Vites kolunda sallanan Tesbih.
Günlerce
"nasıl yaparım" diye düşünüp birkaç başarısız denemelerden sonra, aklıma
gelen çözüm iyi çözüm oldu.
Bir
iplik parçasını fotoğraftaki gibi şekillendirip üstüne CA yapıştırıcı uyguladım
ve bu şekilde kemikleştirdim.
Sonra
da, bu hat üzerinde kürdan ucu ile taneleri tek tek boyadım ve yerine astım!
Anlaşıldığı
kadarı ile, şöförümüz Galatasaraylı imiş! Sarı şeritli arabasının rengini
kırmızı seçmesinden belliydi zaten...
Tesbihi
yerine şeffaf parça yapıştırıcısı ile yapıştırdım.
01
Mart 2004:
Arka
stop lambalarını asetattan kesip oluşturdum ve kırmızı cam boyası ile boyadım.
Yürüyen
şasinin aksesuarlarını da tamamlayıp yerlerine yapıştırdım.
Bijon
anahtarını, topluiğne başının etrafını lehim ile doldurup tesviye ederek
yaptım. "Pehlivan kriko"yu da, plastik levhalardan imal ettim.
Ve
en sonunda, Dolmuş müşterilerini bekliyor...
Daha
büyükk fotoğraflar için resimlere tıklayınız: